Boğaz ağrısının en sık görülen sebebi bademcik iltihabıdır. Bazen bu m temin şekilde uzayabilir. Bu takdirde yapılan tedavi fayda vermiyorsa bademcikler ameliyatla alınmalıdır. Soğuk algınlıklarında boğaz ağrısı sık olur. Bu kendi kendine geçer. Aspirin ve ağn kesiciler; süt, sahlep gibi sıcak ve yumuşatıcı şeyler faydalıdır. Gargaralar ağzı temiz tutmada yardımcı ise de genellikle boğaza kadar inerek oradaki mikropları etkileyemez.
Boğaza Kılçık Batması :
Kılçığı bol balıkların dikkatsizce yenmesi sonucu olur Özellikle küçük çocuklara balığı iyice ayıklamadan yedirmemelidir. Ağız ya da boğaza kılçık saplanırsa önce ağzı iyice açarak bol ışık altında muayene edin. Kılçık görünüyorsa elinizle, ya da bir cımbızla çekerek çıkarın. Görünmüyorsa bir miktar yumuşak ekmek içi çiğneyin. Her şeye rağmen çıkmayan kılçıklar için hekime başvurun.
Gırtlak Kanseri :
Erken ameliyat olunduğu takdirde %100 iyileşebilen bu hastalıkta ihmalkârlık kötü neticeler verir. Her yaşta, özellikle 40 yaşını geçenlerde ses kısıklığı, ses değişikliği yutkunma zorluğu ve sancısı şüphe ile karşılanmalı ve derhal uzman bir hekime muayene olmalıdır. Gırtlak ameliyatla alındıktan sonra da mideye yutulan havayı titreştirerek ” karından konuşmak ” mümkündür. Ancak bunun için özel eğîtîme gerek vardır.
Ses Kısılması ve Tedavisi :
Sesleri meydana getiren gırtlaktaki ses telleri denen gergin kiriş şeklindeki zarlardır. Bunlar beyindeki konuşma merkezinden çıkan sinirlerin getirdiği emirlere göre şekil alırlar ve havanın çarpmasıyla türeterek ses çıkarırlar. Bazı sinir felçlerinde ses kısıldığı olur, örneğin difteride olduğu gibi. Sürekli ve yüksek sesle konuşma da bu telleri yorarak ses kısıklığı yapar. Öğretmenler, şarkıcılar, konferansçılar ve benzeri de bu çeşit ses kısıklığı olur. Dinlenmekle geçer. Soğuk algınlığından sonra ses kısılırsa bu ses tellerinin iltihabı söz konusudur. Kaynayan bir çaydanlıktan çıkan sıcak su buharı 5-10 dakika teneffüs edilirse iyi sonuç verir. Bunu günde birkaç kere tekrarlamazdır. Kışın boy, nunuzu bir atkı ile sararak soğuk havadan korunun. 40 yaşından sonra sebepsiz olarak ses kısıklığı belirirse derhal bîr uzman hekime boğaz muayenesi yaptırın. Çünkü bîr kanser başlangıcı olabilir.


































Blogunuzun amacı nedir? Bu soruya net bir cevap bulun. Sadece makyaj ve moda konusunda yayın yapan bir blog mu yazmak istiyorsunuz? Yada video oyunları hakkında haber ve yorumların yer aldığı bir blogunuz mu olsun istiyorsunuz? ilgilendiğiniz herhangi bir konuda blog oluşturabilirsiniz ama “her şeyden biraz” formülüyle yola çıkmadan önce tekrar düşünün. Dev medya kuruluşları bile “her şeyden biraz” bloglarına içerik üretirken zorlanıyorlar. O yüzden, bir konuya odaklanın ve o konuda herkesin aklına kazınan blog olmayı hedefleyin.
Ruh halinize göre bir öyle, bir böyle metinler yazdığınız bir blog sayfası, okurlarınızı rahatsız edecektir. Blog‘unuzun bir yayın politikası ve bir dili olsun. Alaycı, mizahi, ciddi, öfkeli, kızgın, sakin … Birini seçin ama hep o tarzda yazmaya özen gösterin. Bu sayede, blogunuz okurun aklında daha kolay yer edecektir .
Yazılarınızda bol bol görsel kullanmaya özen gösterin. Görselsiz bir yazı, pişmemiş yemek gibidir. Onu masada yemek bekleyen insanlara servis edemeyeceğiniz gibi görselsiz makalelerinizi de blogunuzda yayınlamamaya özen gösterin. Görsellerinizi olabildiğince yüksek çözünürlüklü seçmeye çalışın ve blog sütununuz dar bile olsa, fotoğraflara üstüne basıldığında büyüyecek şekilde ayarlama yapmayı unutmayın. Örneğin, bir makyaj veya moda blogu yazıyorsanız, yüksek çözünürlüklü kıyafet görselleri, yazıyı okuyan takipçilerinizin fotoğrafları da detaylıca incelemesine izin verecektir. Okurlarınız kıyafet görsellerini ince ince, detaylıca, yakınlaştırarak incelemek, kıyafetin dokusunu, kumaşını hissetmek isteyeceklerdir.
Dijital çağda yaşarken okurlarınıza neden kağıt üzerinden metin okuyormuş muamelesi yapıyorsunuz ki? Yazdığınız yazıya, okurlarınıza huzur verecek veya yazının ruhuna uyacak küçük bir müzik eklemek sizin elinizde. Ya da detaylıca anlattığınız bir olayı bir de video ile göstermek için bir video koymak, blogunuzu en sevilenler listesinde en yukarılara taşıyacaktır.
Yazılarınız ilgi topladıkça ve okur sayınız yükseldikçe yorumların sayısı gibi saldırgan okurların sayısı da artacaktır. Yazılarınızın altına yapılan yorumlarda, beğenilerini vurgulayanlar kadar sert eleştiriler yapanlar da olacaktır. Fakat siz hiç bir şekilde okurlarınızla münakaşaya girmemelisiniz. Eğer yorumlarda sizi rahatsız eden hakaret, küfür gibi detaylar varsa bu yorumları silerek ama saygılı eleştirilere dokunmadan ve kimseyle kavga etmeden blogunuzda yazılarınızı yayınlamaya devam etmelisiniz. Okurlarınızla tartışamaya başladığınız anda, diğer okurlar da sizi antipatik bulmaya başlayacak ve blogunuzdan kaçacaklardır .



