Müziğe hükmet
Geniş depolama alanları sayesinde sınırsız sayıda şarkıyı cebinizde taşıyabilir, uygulamaların yardımıyla yeni müzikler ve sanatçılar keşfedebilirsin. Ama bu saydıklarımız, akıllı cihazlarda şahit olabileceğin müzik yeteneklerinin sadece başlangıcı.
Doğru Kulaklığı Seçmelisin
Cihazlarla gelen kulaklıklar hem görüşmelerini hem de müzik beklentilerini bir noktaya kadar karşılayabilir. Kulak içi kulaklıklar ses konusunda belirli bir seviyeye kadar yeterlidir ama taşınmaları kolaydır ve kulak üstü kulaklıklara göre daha uygun fiyatlıdırlar.
Kulak üstü kulaklıklar daha derin ve detaylı ses üretirler. Dış ortam ile daha az ses alışverişinde bulunurlar. Bluetooth kulaklıkların iyi ses performansı sunan modelleri, aynı seviyedeki kulaklıklardan pahalıdır, ama kablosuz bir mobil müzik deneyimi tercih edenler için göze alınabilecek bir bedel olduğunu da belirtelim.
Amfi ve Ekolayzır Uygulamaları
Bazı telefonlar benzer uygulamaları ve ayarları içinde barındırsa da, her platformun uygulama mağazasındaki ekolayzır ve sanal amfi uygulamaları çok daha geniş bir alanda ayar yapma ve tam anlamıyla kişiselleştirilmiş bir müzik deneyimi yaşama şansı sunar. Belirli müzik tarzları için hazırlanmış özel ayarları kullanabilir ya da kendi kulaklarınıza özel olarak frekanslar ile oynayarak şahsi ayarlarını bulabilirsin.
Müzik Servisleri
Akıllı telefonları taşınabilir müzik çalarların önüne geçiren en önemli özellik; çevrimiçi müzik uygulamaları sayesinde telefonunun hafızasını Müzik arşivinle doldurmak ya da bu arşivi güncelleme zorunluğu ortadan kalkıyor. Bu tip hizmetler, müzik zevkine göre öneriler getirirken, arkadaşlarının neler dinlediğini de görmene imkan verebiliyor.
Dijital radyo uygulamaları ile tüm dünya üzerinde yayın yapan binlerce radyo kanalına ulaşman da mümkün. iyi bir kulaklık ve ekolayzır ayarıyla defalarca dinlediğin şarkılarda kaybolmuş ya da dikkatini çekmeyen o kadar ayrıntı ve detayla karşılaştığında ise biraz hayıflanabilirsin.



Blogunuzun amacı nedir? Bu soruya net bir cevap bulun. Sadece makyaj ve moda konusunda yayın yapan bir blog mu yazmak istiyorsunuz? Yada video oyunları hakkında haber ve yorumların yer aldığı bir blogunuz mu olsun istiyorsunuz? ilgilendiğiniz herhangi bir konuda blog oluşturabilirsiniz ama “her şeyden biraz” formülüyle yola çıkmadan önce tekrar düşünün. Dev medya kuruluşları bile “her şeyden biraz” bloglarına içerik üretirken zorlanıyorlar. O yüzden, bir konuya odaklanın ve o konuda herkesin aklına kazınan blog olmayı hedefleyin.
Ruh halinize göre bir öyle, bir böyle metinler yazdığınız bir blog sayfası, okurlarınızı rahatsız edecektir. Blog‘unuzun bir yayın politikası ve bir dili olsun. Alaycı, mizahi, ciddi, öfkeli, kızgın, sakin … Birini seçin ama hep o tarzda yazmaya özen gösterin. Bu sayede, blogunuz okurun aklında daha kolay yer edecektir .
Yazılarınızda bol bol görsel kullanmaya özen gösterin. Görselsiz bir yazı, pişmemiş yemek gibidir. Onu masada yemek bekleyen insanlara servis edemeyeceğiniz gibi görselsiz makalelerinizi de blogunuzda yayınlamamaya özen gösterin. Görsellerinizi olabildiğince yüksek çözünürlüklü seçmeye çalışın ve blog sütununuz dar bile olsa, fotoğraflara üstüne basıldığında büyüyecek şekilde ayarlama yapmayı unutmayın. Örneğin, bir makyaj veya moda blogu yazıyorsanız, yüksek çözünürlüklü kıyafet görselleri, yazıyı okuyan takipçilerinizin fotoğrafları da detaylıca incelemesine izin verecektir. Okurlarınız kıyafet görsellerini ince ince, detaylıca, yakınlaştırarak incelemek, kıyafetin dokusunu, kumaşını hissetmek isteyeceklerdir.
Dijital çağda yaşarken okurlarınıza neden kağıt üzerinden metin okuyormuş muamelesi yapıyorsunuz ki? Yazdığınız yazıya, okurlarınıza huzur verecek veya yazının ruhuna uyacak küçük bir müzik eklemek sizin elinizde. Ya da detaylıca anlattığınız bir olayı bir de video ile göstermek için bir video koymak, blogunuzu en sevilenler listesinde en yukarılara taşıyacaktır.
Yazılarınız ilgi topladıkça ve okur sayınız yükseldikçe yorumların sayısı gibi saldırgan okurların sayısı da artacaktır. Yazılarınızın altına yapılan yorumlarda, beğenilerini vurgulayanlar kadar sert eleştiriler yapanlar da olacaktır. Fakat siz hiç bir şekilde okurlarınızla münakaşaya girmemelisiniz. Eğer yorumlarda sizi rahatsız eden hakaret, küfür gibi detaylar varsa bu yorumları silerek ama saygılı eleştirilere dokunmadan ve kimseyle kavga etmeden blogunuzda yazılarınızı yayınlamaya devam etmelisiniz. Okurlarınızla tartışamaya başladığınız anda, diğer okurlar da sizi antipatik bulmaya başlayacak ve blogunuzdan kaçacaklardır .