Kim burda yaşamak istemezki. Aslında ben yaşamak istemeyebilirim 🙂 (Biraz yanlızlık fobim varda) ama benim dışımda herkes bu eşsiz manzara karşısında mest olmuş ve ağzının suyu aka aka “oh! my got” ben burda yaşarım diyecektir…



Yazar: denetim
Evlilik Hakkında
Evlenmenin asıl mesele olmadığını anlatan altın kurallar
1) 40-50 yıllık birlikteliği değil, cennete varan mutlu beraberliği …
2) Hayallerinizdeki prens veya prensesi değil, sizi hayal kırıklığına uğratmayacak bir hayat arkadaşım …
3) Mutlu olmayı değil, mutlu etmeyi…
4) Çoluk çocuğa karışmayı değil, kaliteli bir nesil yetiştirmeyi …
5)Bulutların üzerinde dolaşmayı değil, ailenizin üzerine rahmet gibi yağmayı …
6)Masalımsı bir hayat yaşamayı değil, çocuklarınıza güzel masallar anlatabilmeyi …
7) Geniş bir aileye değil, geniş bir gönüle sahip olabilmeyi …
8) Gözlerinin rengine baygın baygın bakmayı değil, basiret sahibi olabilmeyi
9) Rahat etmeyi değil, rahat ettirmeyi …
10) Rüya gibi bir cennet hayatı yaşamayı değil, bütün engellere rağmen evinizi küçük bir cennete çevirebilmeyi …
11) Tatmin olmayı değil, tatmin etmeyi …
12) Deliler gibi asık olmayı değil, kalbinize mukabil bir kalp bulup onun kıymetini bilmeyi …
13) Destansı, efsane, mükemmel, muazzam, harikulade büyük mutluluklar yaşamayı değil, her şeye ama her şeye rağmen mutlu olabilmeyi ve mutlu edebilmeyi beklememiz gerektiğini biliyor musunuz?
Eğitim Mevzuatı
WordPress 3.4.1 ile gelen “embed” özelliği
Tweetlerinizi stilinizle paylaşın
Artık herhangi bir tweet’i yazılarınıza ekleyebilirsiniz. Ziyaretçilerinizin sitenizden ayrılmadan retweet yapabilmesine, cevap verebilmesine ya da favorilerine eklemesine imkan sağlayan bağlantılar da mevcut. Yeni bir satıra tweet’in adresini yazın yeter.
Bu özellik başka bir çok adres ile de çalışıyor. Daha fazlası için Gömülü öğeler başlıklı Codex makalesini inceleyin.
Aşağıdaki resimlerde görmüş olduğunuz gibi adresi yazmanız yeterli ve sadece twitter için geçerli değil. Youtube ve benzeri birçok video paylaşım sitelerinin içeriklerini paylaşmakta artık bu kadar kolay.
Güneş Girmeyen Eve Prof.Dr. Girermiş
Arkadaşlar başlıktanda anlaşıldığı üzere artık eskiden süre gelen bir deyim olan “Güneş Girmeyen Eve Doktor Girer” meselesi mazi oldu. Şimdilerde güneş giremeyen evi ne yazık ki Doktor kurtaramıyor :). En az Yardımcı Doçent Doktor olması lazım.
İnanmayanlar için ahanda ispatı: Yeni Bahar Dergisi okuyucuları için hiç bir masraftan kaçınmayarak İzmir Şifa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ali Saklamaz ile bu konuda röportaj yapmış.
Bakın ne diyor:
İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunda aldanmıştır. Sıhhat ve boş vakit.” diyor Allah Resülü, bin 400 sene evvel bugünleri tarif edercesine. Teknolojinin her geçen gün geliştiği 21. yüzyılda keşfedilen her ürün, hayatımızı kolaylaştırsa da kendimiz için ne yeterince vakit ayırabiliyor ne de huzurlu ve sağlıklı bir ömür geçirebiliyoruz.
Zira gelişen teknolojiyle birlikte insanlar evine kapanıyor ve kendisini doğal sağlık kaynaklarından mahrum bırakıyor. Bunların başında da Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin “Allah’ın sekiz İsm-i Azam’ma ayinelik eder.” dediği Güneş geliyor. Rahman’ın Safi ismi de güneşte tecelli eden isimlerden birisi. Öyle ki güneş ışığı insan vücudu için hayati bir önem taşıyan D vitamini için olmazsa olmazlardan. Vücudumuzda doğal olarak bulunan ve 7-dehidrokolesterol isimli maddeyi güneş ışığı önce vitamin D3 olarak bilinen ‘kolekalsiferol’ e dönüştürüyor. Daha sonra vitamin D3, karaciğer ve böbrekler tarafından aktif D vitamini haline getiriliyor.
Masa başı ya da tam gün mesaili çalışma sistemleri sebebiyle güneş ışığından faydalanabileceğimiz saatlerde dışarıya çıkamıyoruz. Hal böyle olunca birçok hastalık riskiyle karşı karşıya kalıyoruz. Hele bir de inancı gereği örtülü olan kadınlar, bahsettiğimiz şartlarda çalışıyorsa vitamin eksikliğinde daha büyük bir risk grubunu oluşturuyor. Oysa uzmanların D vitamini ihtiyacı için önerdiği güneş görme süresi ve güneşin temas edeceği cilt yüzeyi tesettürlü hanımları zorlamayacak derecede makul. İnsan metabolizması için gerekli D vitamininin sentezlemesi için vücudun yüzde 6’sının yani el, yüz ve kolların minimal kızarıklık oluşacak şekilde doğrudan güneş görmesi gerekiyor. Üstelik haftada 4-6 defa ve en az 15 dakika, bunun için yeterli. Yani öğlen aralarında çayımızı güneşli bir yerde içerken, yanında bedava D vitaminini de almış olacağız.
Ev hanımları, yaşlılar ve çocuklar da her gün yarım saat dışarıya çıkarak güneşten faydalanabilir. İzmir Şifa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ali Saklamaz, D vitamininin dünya nüfusunun yarısında bulunması gereken düzeyin altında olduğuna dikkatlerimizi çekiyor. Saklamaz, gelişen teknolojiyle insanların kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirmesinin bu eksikliği artırdığı kanaatinde. Ona göre en büyük risk gurubunu iyi beslenemeyen ve güneş ışığından yeterince faydalanamayan yaşlılar oluşturuyor.
Devamı…
(Yeni Bahar Dergisi | 21 Haziran 2012 | Sayı: 64)
Mesh Nasıl Yapılır
Mestler Üzerine Mesh
Mest, deri ve benzeri maddelerden ayaklara giymek maksadıyla yapılan, ayaklan topuklarla birlikte örten, içine su geçirmeyecek veya yere konduğunda kendi kendine dik durabilecek bir ayakkabı çeşididir.
Ayakları aynı şekilde örten çizme, potin, kendisiyle yol yürünebilecek dayanıklılıkta çorap ve boğazlı terlikler ve benzerleri de Hanefilere göre mest hükmündedir.
Devamlı olarak yerle temas halindeki çizme ve ayakkabılara mest etmek yeterli olmayıp altında veya üzerindeki necis maddelerin de temizlenmesi gerekir.
Abdest alırken mestin üzerinde elin üç parmağı kadar yerin elin ıslaklığıyla bir defa mesh edilmesi gerekir ve yeterli olur.
Mesh yapılabilmesi için mestin abdestli olarak giyilmiş, mestin ayağın abdestte yıkanması gereken yerlerini tamamen kaplamış, ayrıca dayanıklı ve sağlam bir maddeden yapılmış olması aranır.
Abdesti bozan durumlar mest üzerine meshi de bozar.
Mest üzerine meshin süresi, yolcu olmayanlar için bir gün bir gece (24 saat), yolcular için üç gün üç gecedir (72 saat).
Bu süre, mestin abdestli olarak giyilmesinden sonra ilk hadesten yani abdesti bozan ilk durumdan başlar.
Üzerine meshedilen mestin ayaktan çıkması veya çıkarılması ve mesh süresinin sona ermesi meshi bozar.
Allah’ın Güzel İsimleri El-Mütekebbir
El-Mütekebbir: En büyük ve en yüce olan, büyüklüğünü, ululuğunu her an ve her yerde gösteren anlamına gelir. Kudsi bir hadiste Rabb’imiz şöyle buyurmuştur: “Büyüklük ridam (dış elbise), yücelik ise izarımdır (içelbise).
Bu ikisinden biri üzerinde benimle çekişeni ateşe atarım.” Bu durum büyüklük ve yüceliğin Allah’ın kemal sıfatlarından olduğunu ortaya koymaktadır. Diğer varlıkların bu sıfatlara sahip olduklarını iddia etmeleri gerçek dışıdır. Böyle bir iddia onların eksikliğini ve haddi aştıklarını gösterir.
Müslüman, sevap elde etmek ve cezadan kurtulmak için değil, sadece Hak için Hakk’a ibadet etmelidir. Aksi halde yaratılmış olan bir şeyi amaç edinmiş ve buna ulaşmak için hakkı aracı yapmış olur. Oysa hak ve doğru olan bu değildir.
Hiçbir karşılık beklemeden yalnız Hak için Hakk’a ibadet etmek, bütün durumlarda Allah’ı yüceltmeyi, büyüklüğüne içtenlikle saygı duymayı, adi ve alçak olan bütün şeylerden uzak durmayı gerektirir.
Ebced değeri: İzzet, refah ve gerçek büyüklüğe erişmek, halk tarafindan sevilmek için bu ismi 662 kere çekmeye devam etmek gerekir.
Hanefi Fakihi Ebu Yusuf
Büyük Hanefi fakihi
Ebu Yusuf Hanefi mezhebi
nin imamı Ebu Hanife’den sonra gelen büyük Hanefi fakihidir. Adı Ya’kub b. İbrahim el-Ensari’dir. Irak bölgesinin fakihi kabul edilen Ya’kub 113/731 yılında Küfe’de doğdu. Yusuf adlı bir oğlu bulunduğu için Ebu Yusuf lakabıyla meşhur oldu. Ailesi fakirdi ve Ebu Hanife’nin yardımıyla ilim tahsiline başladı.
Ata b. es-Saib, Muhammed b. İshak b. Yesar ve Leys b. Sa’d gibi büyük hadisçilerden hadis okudu ve hadis hafızı oldu. Ebu İshak es-Şeybani, Süleyman et-temimi, Yahya b. Said el-A’meş gibi fakihlerden ders dinledi. Ibn Ebi Leyla’run önemli fıkhi problemlerde İmam-ı Azam’ın içtihadlarına başvurduğunu görünce, ondan ayrılarak Ebu Hanife’nin derslerine devam etmeye başladı. Onun usulünü benimseyerek ‘müctehid’ payesine ulaştı.
Ebu Hanife onun için şöyle demiştir: “Hem baş kadılığa hem fetva makamına layık iki talebem vardır. Bunlar Ebu Yusuf ile Züfer’ dir.” Ebu Hanife’nin derslerine onaltı yıl devam eden Ebu Yusuf, bu arada Küfe’ye gelen ünlü tarihçi Muhammed b. İshak’tan İslam tarihi (meğazi) okudu. Ebu Hanife’nin 150/767 yılında vefatı üzerine Bağdad’a geldi. Halife Mehdi tarafından kadı tayin edildi. Hadi ve Harun er -Reşid devirlerinde de kadılık yaparak ilk defa ‘Kadi’l- Kudat (baş kadı)’ ünvanını aldı. Onaltı yıl bu görevi ifa ettikten sonra 183/798 yılında vefatı üzerine yerine oğlu Yüsuf kadı tayin edildi.
Ebu Yusuf güçlü hukuk mantığı ve ince zekasıyla kendisine gelen fıkıh problemlerini rahatlıkla çözüyordu. Bir gün Harun er-Resid, “Bu gece ülkemde yatarsam benden üç talak ile boş ol.” dediği için hanımı Zübeyde’yi boşadı. Fakat sonradan pişman olarak alimlerden fetva istedi. Ebu Yusuf, Kur’an’daki bir ayete dayanarak “Camilerde yat, çünkü camiler senin değil Allah’ındır.” dedi.
İmam Ebu Yusuf içtihadlarında hadis’e önem vermekle birlikte, daha çok re’ye bağlı idi. Hakkında nass bulunmayan meselelerde sahabe’nin sonra da Ebu Hanife’nin içtihadlarına başvurur, eğer bunlarda bir çözüm bulamazsa, kendi re’yı ve kıyası ile hareket ederdi. Hanefi fıkhı, Ebu Yusuf sayesinde yaygınlaşmıştır. Çünkü o, kadılık görevini üstlenmekle Hanefi mezhebinin bizzat uygulanmasını sağlamıştır. Kadılığı sırasında halkın çözülmesi gereken problemleri ile karşı karşıya gelmiş ve bunlan çözme yollannı araştırmıştır. Bu yüzden onun istihsanları ve kıyasları bizzat hayattan alınmıştır.
Ebu Yüsuf’un bilinen eserleri şunlardır: İhtilafü’l -Emsar, Edebü’l- Kadı ala Mezhebi Ebi Hanife, Kitabu’l-emali fi’l fıkh, Kitabü’l- Büyü’, Kitabü’l -Cevami, Kitabü’l -Hudüd, Kıtabü’I -Harac
Su Döngüsü ve Hayat
Su döngüsü ve hayat Allah insana birçok konuda bilgi ve imkan vermiştir. Örneğin günümüzdeki teknoloji sayesinde, pek çok şeyin oluşumu laboratuvar ortamında izlenebilir. Ancak öyle temel olaylar vardır ki, bunların oluşumunu insanlar ne laboratuvarlarda izleyebilir ne de bunu sağlayabilirler. Bu büyük nimet, dünyanın büyük bir kısmını kaplayan ve en temel ihtiyaçlarımızdan biri olan ‘su‘ dur. Su, dünyanın oluşumu sırasında bir defaya mahsus olarak oluşmuş, ardından oluşum devresi son bulmuştur.
Havada serbest halde dolaşan iki molekül olan hidrojen ve oksijen gazının bir araya gelerek su‘yu oluşturabilmeleri için atomlarının çarpışmaları gerekir. Çarpışma sırasında hidrojen ve oksijen moleküllerini oluşturan bağlar zayıflar ve bu molekülleri oluşturan atomlar yeni bir molekül olan su‘yu (H20) meydana getirmek üzerem birleşirler. Söz konusu çarpışma ancak çok yüksek bir sıcaklıkta ve yüksek bir enerji seviyesinde meydana gelir. Şu anda yeryüzünde su‘yun oluşumuna olanak sağlayacak kadar yüksek bir ısı yok. Bu sebeple su‘yun oluşumu imkansız. Dünyada var olan su, dünyanın oluşumu sırasındaki yüksek sıcaklık sonucunda oluşan su’dur. Bu su‘yun miktarında hiçbir zaman bir değişme olmaz. İçtiğimiz, kullandığımız, yaşamımızın bir parçası olan su her zaman aynıdır. Yeryüzündeki su döngüsü sebebiyle buharlaşan sular, yepyeni tazelenmiş olarak bulutlardan bize geri dönerler. Allah bu gerçeği ayetleriyle haber vermiştir: “Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz?” (Vilia Süresi, 68-69).
Eğer Rabb’imiz yeryüzünde hazır olarak var ettiği suyu kurutup giderse, onu geri getirmeye güç yetirebilecek hiçbir varlık bulunmuyor. Eğer Cenab-ı Hak, bulutlara çektiği suyu bir daha indirmese, onu yeryüzüne geri indirebilecek bir güç yok. Nimetlerin tümü Yaradan’ındır. İnsana sürekli olarak ikram edip sunan, yoktan var eden, üstün güç sahibi olan Yüce Allah’tır.
“Biz gökten belli bir miktarda su indirdik ve onu yeryüzünde yerleştirdik; şüphesiz Biz onu (kurutup) giderme gücüne de sahibiz.” (Müminün Süresi, 18)
Manzara Resimleri
Manzaralar ve Doğa Resimleri
Dünya’nın ve Ülkemizin doğal güzelliklerini gösteren, baktıkça “ye! men” diyeceğiniz manzaralar ve doğa resimleri için doğru adrestesiniz.
Manzara Resimleri dünyanin her yerinden en güzel manzaralara resimleri keyifle izleyin bilgisayarınıza yada telefonunuza indirin…













